BURHANEDDİN KANLIOĞLU - KONSANTRE YAZILAR / DİL'E RAĞMEN FELSEFENİN İMKÂNI

Felsefenin rahminin dil olduğunu düşünüyoruz. Bu bab’da daha en başında Müfid’in konu başlığı olan “Felsefenin eksik tecessümü: Dil” ifadesinin ‘eksik’ bir yargı olduğu kanaatini belirterek metnime başlangıç vermek isterim.

Kanaatimce dil, felsefenin eksik bir tecessümü değil bizatihi tecessümüdür. Dil ile eyleyemediğimiz hikmetler vardır. Ve elbette manalar da… Her mananın felsefe olmayacağı bir tarafa, hikmetler zaten dil’e geldiklerinde ancak felsefe olurlar. Bu cihetle ‘felsefe’, hikmeti fark ediş ve bunu dil’e getiriş hadisesidir. Bu hadise, dili sadece bir dizinden ibaret sayanların (örn: F. D. Saussure) sandığı gibi dilin dizinlerine sıkışmış bir ifadeler bütünü de değildir.

Bunu biz yakinen kendi irfan geleneğimizde rahatlıkla görebiliriz. İrfan geleneğindeki iki kelimelik bir tamlamada yahut tek hecelik bir yargıda dahi dil ile deruni hikmetin tecellisini bulabilirsiniz… Örneğin tasavvuftaki hüve, yani “O” zamiri, içerisinde milyonlarca sayfalık bir hikmeti, bir manayı barındır ve biz bunu o tek hecelik zamirle gerçekleştiririz, yani yine dil ile…

Mutlak iktidar sahibi “O” hikmeti dil aracılığıyla ademoğluna südur ettirmiştir. Bu bab’da hikmetin ifşası dil iledir. “Önce söz vardı” diyerek başlar incil. Hz. Adem’e suhufun indirildiğin biliyoruz. İdris peygamberin ilmi ve hikmeti yine yazı ile halka aktardığını ve hikmet-i ilmin bu aktarışla yani ‘dil’ vesiylesiyle zuhur ettiğini biliyoruz…

Bütün bu ufak çaplı bilişlerimizle, felsefe ve dil münasebetine bir eksik yahut fazla tecessüm nazarıyla değil, bizatihi tecessümün ‘dil’ ile gerçekleştiği gerçeğiyle yüzleşmek gerektiğini ve felsefeye mesafeli yaklaşma tavrına da mesafeli yaklaşmanın icap ettiğini vurgulayalım.

Bu cihetle felsefeyi eksik görmenin, hele bunu dil vasıtasıyla eksik görmenin, felsefeyle olan doğal bağları münasebetiyle(elbette ki yukarıda aktardığımız felsefe tanımına göre) manaya ve hikmete zarar vereceği endişesiyle efkarımızı bir virgül koyalım.

Yorumlar

Müfîd Ne Demektir?

İfâde eden, meramı güzel anlatan. Mânalı, mânidâr. Faydalı, faydayı mucib olan. Mütâlâsından istifade olunan.