IV. ULUSLARARASI FELSEFE KONGRESİ - IV. INTERNATIONAL PHILOSOPHY CONGRESS

Bu yıl IV. kez düzenlenecek olan Uluslararası Felsefe Kongresinin teması "YOKSULLUK, DAYANIŞMA ve ADALET" olarak belirlendi.

Bu programda Bursa Valiliği, Türkiye Felsefe Kurumu, Türk Felsefe Derneği, Nilüfer Belediyesi, Çaykur, Sentez Yayıncılık, Bursa Felsefe Kulubü temsilcileri ve onların destekleri yer alacak.

Kongre 13-14-15 Ekim 2016 Tarihlerinde Bursa'da gerçekleştirilecek.

“Yoksulluk, Dayanışma ve Adalet”

Güncel tartışmalara şöyle baktığımızda adaletin her gün üzerine düşünülen, konuşulan ve yazılan bir kavram olarak karşımıza çıktığını görmekteyiz. Ancak adalet üzerine konuşulurken kavramın bağlamından kopartıldığını ve içinin boşaltıldığını da görmek mümkündür. Adalet kavramı yoksulluk ile ilişkisi içinde çokça kullanılmaktadır. Yoksulluk her çağda sorun olmakla birlikte, özellikle çağımızın en temel sorunlarından biri olarak önümüzde durmaktadır.
Yoksulluk, “vahşi kapitalizm” ifadesinin her gün telaffuz edildiği günümüzde birçok kişi tarafından üstesinden gelinmesi gereken bir sorun olarak görülmektedir. Bu bağlamda, adaletli bir gelir dağılımının hem ülkeler bazında hem de dünya ölçeğinde sağlanması için acil önlemler alınması gerektiği genel bir kabul görmektedir. Adaletsizlik insan yaşamının her alanında görülürken, adaletsizliğin düşündürdüğü adalet fikri insanların bir arada yaşamalarının güvencesi olarak üzerin(d)e ciddi bir şekilde düşünmemiz gereken bir konu/kavram olarak gittikçe daha fazla önem kazanmaktadır. Bu yüzden yaşamın her alanında dayanışmaya ve dayanışma ruhunun yaygınlaştırılması gerekmektedir. Burada felsefeye/felsefecilere ve felsefi bakışa her zamankinden çok ihtiyaç vardır. Felsefe konunun özüne inen ve olan biteni açıklığında gören bir perspektif sunar. Bu nedenle felsefe her zaman işin içinde olmalıdır. Şimdi, uzun zamandır unuttuğumuz bir soruyu sormanın zamanı gelmiştir. Yoksulluk nedir? Adalet nedir? Dayanışma nedir? Ancak bu tür sorularla konunun özüne dokunulabilir ve bu kavramlar açıklığa kavuşturulabilir. Oysa yapılan şey kavramların özüne inmek kavramların ne’liği üzerine düşünmek yerine, konunun etrafında dolanıp, retorik sanatını kullanarak, göz boyamak ve kavramların kendilerini siyasi emellere alet edip içini boşaltmak olmaktadır. Ancak felsefenin ışığıyla kavramlar aydınlığa kavuşabilir ve sağlam bir zemine oturtulabilir.

Yoksulluk, dayanışma ve adalet kavramları söz konusu olduğunda, şu sorularla hesaplaşmak gerekmektedir: Adalet ne demektir? Dayanışmadan ne anlamaktayız? Adalet ve eşitlik arasındaki ilişki nedir? Adalet eşitlik midir? Din ile adalet arasında bir bağ kurulabilir mi? Adaletin sağlanması nasıl mümkün olabilir? Adalet hukuksal ya da politik bir kavram mıdır? Yoksulluk ve adalet arasında nasıl bir ilişki vardır? Yoksulluk karşısında felsefi bir tavır ne olmuştur ve ne olmalıdır? Yoksulluk ile din arasında bir ilişki var mıdır? Yoksulluk küresel bir sorun olarak düşünülebilir mi? Yoksulluk karşısında felsefi bir tutum nasıl olmalıdır? Yoksulluk ile dayanışma arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Dayanışmanın sınıfsal bir temeli var mıdır? Din ile dayanışma arasında bir ilişki kurulabilir mi? Dayanışma adalet getirebilir mi?

Bütün bu sorularla hesaplaşmayı denemek ve yoksulluk, dayanışma ve adalet kavramlarına yeni ve farklı bakışlar ortaya koyabilmek için “Yoksulluk, Dayanışma ve Adalet” başlıklı bir kongre düzenlemeyi uygun gördük.


13-14-15 EKİM 2016


METE CENGİZ KÜLTÜR MERKEZİ
ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ-BURSA

AYRINTILI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN>>>