PEYAMİ SAFA GÜLAY - OLMAYACAK DUA OLUR MU?

Hikâye malumdur, ben Muzaffer Ozak hocadan dinledimdi:

Hz. Musa bir gün Hak Teâlâ’ya cennetteki refikinin (komşusu, arkadaşı) kim olacağını danışır. Kendisine verilen cevaba göre refiki, çarşıda kasaplık yapmakta olan gençten bir adamdır. “Oraya git”, denilir Hz. Musa’ya, “ve cennette refikin olacak kişiyi bul”.

Hz. Musa çarşıya gider ve adamı bulur. İçeri girip selam ettikten sonra, tabii tanışlık da vermeden, Tanrı misafiri olduğunu söyler. “Baş üstüne” cevabını alır adamdan. “Fakat”, der adam, “tam da dükkânı kapatmak üzereydim. Müsaade et, dükkânı toparlayayım ve birlikte evime geçelim. Orada sohbetimize devam eder, Allah ne verdiyse nasipleniriz”. Hay hay, eve varılır. Eve vardıklarında, adam bir on dakika kadar daha müsaade ister: “Yaşlı annem hastadır. Ona bir zembilde bakarım. Eve geldiğimde zembili aşağı indirir, onun bakımını yapar ve bakımı bittikten sonra onu tekrar zembil ile yukarı çekerim ki, ona haşerat ilişmesin”.

Adam işbu işlemi bilmek kaçıncı kez yaparken, Hz. Musa izlemektedir. Bir ara, kadının bakımı bitip tekrar yukarı çekilmek üzereyken oğlunun kulağına bir şeyler söylediğini görür. Merak eder ve işini bitirip yanına gelen adama sorar: “Ey mübarek adam. Annen sen onu tekrar yukarı çekecekken kulağına bir şeyler söyledi, ne idi onlar?”.

Adam cevaben: “Efendim”, dedi. “Anne değil mi işte? Ben de evladıyım. Dua ediyor. Olacak bir dua değil ya, Allah, diyor, seni cennetinde Hz. Musa’ya komşu etsin”.

Hz. Musa fırlar: “Ben Hz. Musa’yım. Ananın duası kabul oldu, cennette benim arkadaşım sensin”.

Kimden istediğimizi unutamayız. Müslümanın haddi olur kıymetli kari, bir şey nasiptir ya da değildir. Yoksa, müslümanın olmayacak duası olmaz.