SOSYAL VE KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ OKUMALARI

Gençlik ve Spor Bakanlığı Projeler Genel Müdürlüğü desteğiyle devam eden proje kapsamında SOSYAL VE KÜLTÜREL ANTROPOLOJİ OKUMALARI başlıyor. 19 Eylül akşamı itibariyle her pazartesi saat 18.00'da yapılacak okumalara tüm ilgililer davetlidir.

Açık Adresimiz - Okumaların Gerçekleşeceği Adres
Mithatpaşa Caddesi No: 51/8 Emek Apt. 4.kat No:8
Kızılay – Çankaya / ANKARA

SOSYAL DÜŞÜNCE AKADEMİSİ HAKKINDA

Akademinin öncelikli amacı üniversitelerde var olan statik yapı ve sosyal bilimlerin her bir şubesinde görülen klişe bakış açılarından kaynaklanan verimsizliğin eleştirisi ile ortaya çıkacak tamamlayıcı modellerin önerilmesidir. Bunun için, farklı sosyal disiplinler arasında varsayılan sınırların belirsizleştirilmesi ve sosyal bilim şeklinde adlandırılan her bir bilim dalının diğer bilim dallarıyla olan bağlarının vurgulanması gerektiği düşüncesinden hareketle “disiplinlerarası” çalışmaları öne çıkaran bir program çizmek istenmektedir.


Düzenlencek akademik faaliyetlerde akademik kaygılar dışındaki bütün faktörler gözardı edilerek etik bir yaklaşım benimsenecektir. Bu yaklaşım düzenlenecek sempozyumlarda, eğitim programlarında, konferans ve panellerde ve özellikle yayımlanması planlanan dergi ve kitaplarda istikrarlı ve tutarlı bir biçimde sürdürülmek istenmektedir.

Akademinin hedeflerinden biri de, Türkiye ve dünyadaki güncel akademik faaliyetleri takip ederek çağdaş akımlardan yararlanmak ve nihayet alternatif akım ve/ya yaklaşımlar öne sürebilmektir. Bu hedeflenirken bir taraftan batılı akımlarla aradaki gerekli mesafe korunurken, öte yandan kendine dönük bir bilim algısından da uzak durmak istenmektedir. Bu hedefin bir başka yönü de, akademi üyelerinin sivil kimliklerinden ödün vermeksizin gündemi takip etmeleri ve yeni gündemler yaratabilmeleridir. Organize edilecek bütün ulusal ve uluslararası faaliyetlerde akademik elitizmden kaçınmak ve çalışmaları yerinde görerek ve alana inerek sürdürmek istenmektedir. Bu tutumun Türkiye’de akademi ile halk arasındaki mevcut mesafeyi daraltacağı umulmaktadır. Öte yandan, Türkiye gibi çok kültürlü, çok dilli bir ülkede farklılıkların ötelenerek yok edilmek istenmesine karşı çıkılmak istenmekte ve çoğulcu bir yaklaşım benimsenmektedir.