YILMAZ OKUMUŞ - MODERNLİĞİN EVRENSEL BOYUTTA GELİŞMESİ

İnsanlar artık hem fikir. Dünya büyük bir köye dönüşmüş durumda. Afrikalı insanların barakaları önündeki domateslerini çapaladıkları çapa Danimarka ürünü. Kutuplarda insanlar Amerika’da üretilen kotları giyiyor. Bu ne demektir? Buradan nasıl bir sonuç çıkar?


Tarih boyunca hiçbir çağda, ülkeler arası, etkileşim bu kadar deruni bu kadar kesif olmamıştı. Çağın çağrısını artık farklı kültürler farklı milletler oluşturmuyor. Dünyanın farklı tüm toplulukları aynı şekilde giyinmeye dahası aynı şekilde düşünmeye başladı. Bu bir kazanç mıdır zarar mıdır? Modernliğin her toplumda aynı şekilde ilerlemesine tam olarak nasıl bakmalıyız?

Modernliğin evrensel boyutta gelişmesine kayıtsız kalmak esasen zor bir durumdur. Ve kanımızca karşı durulması da çok gerekli bir şey değildir artık. Ne demek bu şimdi? Modernlik tüm toplumların her hücresine zerk edilmişken bunu tanımamak Temel ve Dursun hikayesine teşmil edilebilir. Benzetilebilir. Hikaye şudur:

Dursun geri vermek üzere Temelden bir miktar para alır. Gün geçer vakit gelir fakat Dursun borcunu ödemez. Hal böyle olunca Temel el mecbur arkadaşını mahkemeye verir. Mahkemeye kadar borcunu inkar etmeyen “Borcum var ama ödemiyorum” diyen Dursun, mahkemede “ben bu adamı tanımıyorum” der. Hakim Temel’e döner ve “Bak adam seni tanımıyor” der. Temel “O beni tanımıyorsa ben de onu tanımıyorum” der. Peki hal böyle midir? Temel Dursun’u Dursun da Temel’i tanımıyor mudur? Elbette tanıyordur. O halde aralarında alışveriş olan bir havayı teneffüs eden şahıslar, olaylar birbirine kayıtsız kalamazlar.

Modernlik bizden çok şey aldı. Biz modernlikten çok şey aldık. Modernlik evrensel olarak insanlığa çok şey kattı. İnsanlıktan çok şey aldı. Modernlik tüm evrende kendisine kök saldı. Onu tanımıyorum demek, onun bizi tanımadığını söylemesi kocaman bir yalan.

Modernlik böylesi bir halde tüm toplumların içinde kendine yer edinmiş diye de topyekun haktır, doğrudur demek yanlıştır. Aksine birçok yönü ile zararlıdır. 21. yüzyılda artık insanların kıyafetlerine bakarak nereli olduklarını bilemiyoruz. Artık bilemiyoruz şiveleri ile insanların hangi toprak koktuklarını.

Ellerimizde Çin’de üretilen telefonlar, evlerimizde Çin’den ithal mutfak eşyaları, Amerikan kot pantolonlar, odamızda modernizmin nirvanası entelektüel TV programları, bilgisayarlarımızda İngiliz TV dizileri, çok satanlar-bestseller listesinden popüler kültür kitapları okuyan bizler ne kadar biz kalabilmişizdir?

Modernizim… Modernizim…

Yorumlar