NURETTİN TOPÇU - ÜÇ ŞEY (VAR OLMAK KİTABINDAN)

Alem, üç şeyin mecmu'undan ibarettir:
Varlık, düşünce ve hareket.
Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır:
Zeka, duygu, irade.
Zeka üç yerde kullanılır:
Kazanmada, hilede, ilimde.
Duygunun üç dünyası vardır:
Sanatın, rüyanın ve sevdanın.
İrade üç aleme sığınma kuvvetidir:
Hemcinsine, kendi samimiyetine ve Allah’a.
Bu üç yetinin birlikte ve ahenkli olarak barındığı kalp, üç şeyin mahfazasıdır:
Aşkın, ümidin ve imanın.
Üç şeyi sevmeyen ruh, ölü odaları gibi karanlıktır:
Çocuğu, tabiatı, zalimle kaviden başkasına itaatı.
Üç kişiye acıyınız:
Zenginlikten sonra fakir düşene, şerefli iken zelil olana, cahiller arasında kalan alime.
Üç nesneden her yerde kaçmalıyız:
Yersiz şiddetten, açlık bırakmayan tatminden, kendimize çevrilmeyen tehditten.
Üç kişiden korkunuz:
Merhametsizde, müraiden(iki yüzlülük,riyakarlık), mürtekipten.
Üç musibetten uzaklaşınız:
Zulümden, zelzeleden, bilirim iddiasında olan cahilden.
Üç kişiye el uzatınız:
Hastaya, garibe, muhitinde anlaşılmayan bedbahta.(Bu yüzden kalabalığın arasında yalnız yaşayana)
Üç türlü davranış kaba ve sahtedir:
Kendini belli eden sanat, nümayişçi ahlak, kendine güvene dindarlık.
Üç şey saadetin sırrıdır:
Tevazu, kanaat ve ölümün eşiğinde sık sık dinlenme zevki.
Dünya üç şeyle Cennet olur:
Elden, dilden ve gönülden vermekle, Allah kullarını ta’n(hoş görmemek) etmeyip affetmekle, zalime zulmetmeyip hidayet yolunu göstermekle.
Üç kişi karanlıkta kalmıştır:
Aşkından çok talakatını kullanan, imanını iddia yapan, aklın meyvesinden lezzet almayan.
Üç hakimin hükmünde hata aranmaz:
Kalbin, kaderin, ölümün.
Üç yerde insan kendini tanır:
Tövbede, zalimin kahrı altında, son nefeste.
Hayatın manası üç yerde hakkıyla anlaşılır:
Aşk ile birleşen ümide, vecd ile yapılan ibadette, yeri yurdu unutturan seyahatte.
Göz yaşının üç yerde lezzetine doyulmaz:
Vuslatta, mağfirette, merhamette.
Üç yerde insan Allah sohbetdedir:
Kalabalıktan incinmeyen yalnızlıkta, bir ümitsizin yüzünü ümitle güldürdüğü yerde, zalimin zulmü kendinden şükür taşırdığı anda.
İnsanlar içinde kendini bilenler şu üç kişidir:
Rüzgarı bile incitmeyenler, kendi adlarını söylemekten utananlar, Allah emaneti olan insanlara katı gözlerle bakmayanlar.
Üç türlü insan Allah’tan uzaktır:
Rahatlarını hesaplayarak hizmetten kaçanlar (hizmet ehli olmayanlar), duygulu olduklarını ileri sürüp de sefalet sahnelerinden uzak duranlar, sefil ruhlarda feyz arayanlar.
Üç türlü insan Allah’ı göreceğinden müjdelenmiştir:
Saf kalpler, gecenin karanlığında güneşi bulanlar, ölümü hayatta iken bütün hareketleriyle birleştirmiş olanlar.
Üç şeyin hududunda durmasını bilmelidir:
İsteklerin, aklın, hayatın.
Üç şeyden ayrılınca diğer üç şeye geçmede acele etmelidir:
İnsanlardan ayrılınca ibadete, hareketten çıkınca huzura, dünyaya vedalaşınca uhraya(sona).

Yorumlar