FETHULLAH TOPAL - KUTLU HOCANIN İYİLER ÖLMEZ KİTABI ÜZERİNE

Mustafa Kutlu bize bunu hep yapıyor. Bize yani şehir insanına yani taşrayı unutmaya en yakın olan insanlar güruhuna hatta bu şehir insanlarının içinde taşrayı unutanlara daha da ötesi taşrayı unuttuğunu bile unutanlara her defasında tam da aynı şeyi yapıyor. Bir kova su ile geliyor, sersem ruhlara en kudretli ve kuvvetli bir biçimde gerilerek kovanın içindeki suyu hayli sert çarpıyor. Ve insan “eve dönüyor, şarkıya dönüyor, kalbine dönüyor,” taşraya dönüyor.

Mustafa Kutlu okurları bilirler, O’nun kitaplarının başına oturulduğunda kalkmanın mümkün olmadığını, kitap bitmeden. Bu yüzden zamanlamayı iyi ayarlamak gerekiyor. Sabah gitmeniz gereken bir işiniz, doldurmanız gereken bir mesainiz var ise kesinlikle kitabın başına akşam oturmamalısınız. Biz oturduk. Uykusuz kaldık. Feda olsun.

Mustafa Kutlu yeni kitabı ile, İyiler Ölmez ile, bir kova su ile bizlere Ekim ayında yeniden “Durun kalabalıklar!” dedi, yine taşrayı unutmaya yüz tutmuş şehir insanına bir kova suyu çarptı. Hacı Kadir ile Doktor ile Civan İle Sıtkı ile Foto-Mustafa ile bizlerin içindeki –ne kadar kaldı ise bu çağda- taşralı tarafımıza dokundu, orayı dağladı.

Üç aşk vurgunu ve bir kader vurgunu adamın bir eski kabadayı olan Hacı Kadir’in kahvesinde ve bitişiğindeki otelinde başlayan ve uçurumun en keskin virajında nihayete eren dostluklarını, yaşanmışlıklarını bizi sanki o kahvede köşedeki masaya oturtup anlattı.

Doktorda korkak-merhametli, Civanda yalnız-çalışkan, Sıtkı’da ümitsiz-maharetli, Mustafa’da kahrolmuş-vazgeçen ruh hallerimizi bulduk. Hacı Kadir’de ise tüm bunların olmasına, yaşanmasına koltuk veren eski kabadayı yeni cömert beşinci parmak, başparmak olmak görevini yapan adamı gördük.

Hasılı Kutlu hoca bize yaptı yapacağını yine. Kalemine, yüreğine sağlık. Ama zaten, Mustafa Kutlu bize bunu hep yapıyor. Bize yani şehir insanına yani taşrayı unutmaya en yakın olan insanlar güruhuna hatta bu şehir insanlarının içinde taşrayı unutanlara daha da ötesi taşrayı unuttuğunu bile unutanlara her defasında tam da aynı şeyi yapıyor. Bir kova su ile geliyor, sersem ruhlara en kudretli ve kuvvetli bir biçimde gerilerek kovanın içindeki suyu hayli sert çarpıyor. Ve insan “eve dönüyor, şarkıya dönüyor, kalbine dönüyor,” taşraya dönüyor.

Kutlu hocanın "İyiler Ölmez" kitabını en kısa zamanda hepinizin okuması dilerim.