HER ŞEY IŞK İSE ÂLEMDE; İLM NEYE YARAR?

Işk imiş her ne var Âlem’de,
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak. (Fuzulî)


Az çoğun varlığına işarettir. Taptuk’ça ifade edersek; “Birisi bize bir avuç şeker verse, biliriz ki onda şeker vardır. Ve bize çoktan az vermiştir.” Halihazırda elimizde olan ne varsa, çok olarak düşündüğümüz ne varsa onlar İlahî Kudret’in çoğundan bize gelen az’lardır.

İlm yolculuğunda alınan yollar, yazılan kitaplar, keşfedilen kadim kanunlar böylesi bir zaviyeden bakıldığında ise çoğun az’ıdırlar. İlm böylesi sonsuz bir deniz ve ondan alınan az’larla elde edilen hazlar böylesine hoşnut ediyorsa Fuzulî neden İlm’i bir kîl ü kâl olarak gördü? Neden İlm Fuzulî’ye göre laf ebeliği, laf cambazlığı gibi bir anlam içeren böylesi bir kavramla ifade edildi?

Mevlana ve Şems karşılaşmasındaki “Hz. Peygamber mi yoksa Beyazîdî Bistami mi büyüktü?” sorusu bizim için ne anlam ifade eder?


Muhyiddin İbn Arabi’nin maddi hayata düşkünler için söylediği söz İlm düşkünleri içinde söylenebilir mi? Ne diyordu Arabi: “Maddi hayata meyledenler için hayat, deniz suyu içmeye benzer. İçtikçe susarlar, susadıkça içerler.”

İlm böylesi bir yolculuk içre yolculuk mudur?

Hz. Ali’nin; “İlm bir nokta idi. Onu cahiller çoğalttı.” sözünden hareketle gerçekten bu koskaca Âlem içinde yer alan bütün İlm’ler kîl ü kâl mi?

Peki İlm her şeyin Işk olduğu bu dünyada neye yarar?

TEK CEVAP: GÜNÜN İNSANINA KÖRÜK GÖREVİ YAPAR; YARININ ÇOCUKLARINA AŞKIN KIVILCIMINI TAŞIR.