FETHULLAH TOPAL - EVREN "BİR"DEN TAŞAR

Bu çalışmada Plotinus’un hayatını, felsefesini ve onun felsefe tarihi içerisindeki yerini bulacaksınız. Plotinus hakkında daha ayrıntılı okumalar yapmayı planlıyoruz gelecek sayılarda. O yüzden bu ilk yazıyı bir girizgâh olarak düşünmenizi ve bu nazarla okumanızı diliyorum.

Bir düşünürün hayatını, eserlerini kişiliğini yazmak esasında zor bir durum. Evvela neler yaşadığını sonra neler yazdığını ve nihayet, varsa, hakkında neler yazıldığını bilmek durumundayız. Dört başı mamur olan bir araştırma ancak bu şekilde yapılır. O yüzden bu yazının, yukarıda da belirttiğimiz gibi, dört başı mamur olacak bir durumu yoktur. Fakat bize Plotinus felsefesi hakkında, düşünürün hayatı hakkında önemli giriş bilgileri sunmaktadır.

Tüm felsefe tarihi boyunca bütün filozofların kendi çalışmalarını tetikleyen nedenleri olmuştur.
Düşünürleri araştırmaya yönlendiren bir itki. Bu bazen maddenin ardındaki manayı keşif arzusu bazen kainatın düzenine duyulan hayranlık ve bazen de yalnızca merak duygusu.

İşte o filozoflardan biridir Plotinus. Felsefe tarihi içerisinde önemli bir filozoftur.

Plotinus araştırmacı bir kimliğe sahiptir. Kendi hayatı hakkındaki, yaşadıkları hakkındaki her şeyi eserlerinden (Enneads, Dokuzluklar) değil öğrencilerinden öğreniyoruz. Büyük düşünürlerin, filozofların kadim kültürlerde genel özelliğidir bu. Kendini yazmamak. Kendi hakkında bir şey yazmamak. Porphyry adlı öğrencisi onun günümüze gelmesini kalmasını sağlayan en önemli öğrencilerinden biridir. Zaten Plotinus 50 yaşına kadar hiçbir şey yazmamıştır.

Hayatının orta yaşlarına kadar arayış içerisinde olan Plotinus aradığı hocayı, felsefeyi ve düşünce dünyasına uygun bir okulu bulamamıştır. Birkaç hocadan (Bunlardan birisi Ammonius Saccas’tır,) ders aldıktan sonra arayışına son vermiş ve Roma’ya yerleşmiştir. Spritüalist tarafı rasyonalist tarafından daha ağır basar Plotinus’un. Belki de daha sonra ortaya koyacağı tüm düşünceler onun bu kişiliğinin kendisini sürüklediği yerlerdir. Araştırmacı, sorgulayan, ruhçu tarafı ağır basan ve eserlerini belli bir yaşa kadar(Öğrencilerinin ve sevenlerinin ısrarı üzerine kaleme almıştır. Ayrıca bu yönü ile Sokrates’e de benzetebiliriz.) kaleme almayan bir düşünür.

Plotinus’un bir tarafı rasyonalist, araştırmacı öbür tarafı spritualist, münzevi kişiliği; akılcı felsefe okulları, düşünceleri ile dinler ve inanışlar arasına çekilmiş olan setlerin yıkılmasını sağlayan Yeni Platonculuk felsefesinin içerisinde sağlam söylemler yapmasını sağlamış, onu bu geleneğin, okulun ileri gelenlerinden yapmıştır. Hatta Plotinus’un görüşleri Yeni Platonculuk’u Yeni Platonculuk yapmıştır.

Plotinus yukarıda da bahsini ettiğimiz gibi ruhçu tarafı ağır basan bir filozoftur. Bu yüzden kendisi masivadan mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini salık veriyor. İnsanın ruhsal olarak yükselmesi, huzur bulmasını istiyor.

İnsanın Tanrıyı ancak içsel bir yükselme ile bulabileceğini, diğer tüm arayışlarının boşa çıkacağını söylüyor Plotinus. Dışarda, madde de tanrıyı aramak ona göre hatadır. İnsan ruhsal olarak, inziva da yükselmeli ve kendi içerisinde özgür kalmalı ve Tanrıya ulaşmalıdır. Plotinus düşüncesine göre zaten, Tanrının varlık sebebi bir ruhsal rahatlık, huzur, özgürlüktür. İnsan inandığı anda özgür olur. Kısıtlanmaz.

Plotinus Tanrıyı “Bir” olarak ifade eder. Her şeyin ardındaki “Bir” dir. Her şey ondan türüm, sudur etmiştir. Taşmıştır. Yeryüzü “Bir”den taşarak oluşmuş ve vücut bulmuştur. Yine “Bir” ile olmak tüm varlıklar için en büyük saadettir.

“Bir” hakkında hiçbir şey söylemek doğru değildir. O bilinemez. Büyüklüğü, fiziksel özellikleri hakkında konuşmak yersizdir. Sadece ondan sudur eden evren hakkında konuşabiliriz, gördüklerimizi söyleyebiliriz. Ve biliriz ki bu evren varsa Tanrı da vardır. Evren’in varlığının ardındaki bir boşluk olamaz. Bunca olan şeyler bu düzen hiç’in meydana getirdiği bir şey değildir.

İnsan bunları, tüm bu gerçekleri bilerek yaşamalıdır. Düşünmelidir. Felsefece bir hayat sürmelidir.

DEVAMI GELECEK…