KALP NEDİR? KALP BİR ŞEYİN NERESİDİR? - PEYAMİ SAFA GÜLAY

“Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’an’ın kalbi de Yasin’dir”. (Hz. Peygamber)

Kalp nedir, kalp bir şeyin neresidir, biliyor muyum?

Eh, kendi çapımda biliyorum. Hem de öyle güzel bir hikâyeyle ki, buyur anlatayım:

Çocuğum, cüzü henüz bitirmiş, Kur’an’a yeni yeni geçmişim. Kur’an okuyabilmeyi özleyenler bilir, Yasin suresini okumak ne demektir.
Bir şeref, bir rüşt, bir vuslat, bir nevi binbir meşakkatle çıkılan yalçın bir dağın zirvesinden, zirveye çıkılan yollara, hem de şöyle göğüs genişliğiyle mesut bir bakış. Mesut, mesut mu mesut bir bakış.

Tabii, hemen saldırıyorum mübarek Kur’an’a. Arap rakamlarını da sökemiyorum: “Allah’ım, Kur’an’ın kalbi, Yasin suresi nerede?”. Arıyorum, arıyorum… Her seferinde bir ileri gidiyorum, bir geri. “Sureyi bulana kadar geçirdiğim sürede”, diyorum, “bir kere daha Yasin okurdum”.

Derken, bir gün annem yanaşıyor yanıma: “Ne kurcalıyorsun Kitabı? Aç da okusana?”. “Anne” diyorum “demesi kolay, Yasin’i, Kitabın kalbini bir bulabilsem”. Annem gülüyor. Alıyor elimden Kitabı. Dik çeviriyor, sayfa sayılarına da bakmadan, bir seferde bir açıyor ki, Yasin’in sayfalarından biri. Yahu nasıl olur, bu büyünün hikmeti nedir?

Büyü yok. Annem Kitabı yeniden dik çevirip, sonlarına yakın bir yerini işaret ederek cevaplıyor: “Oğlum bak, görüyor musun? Bu kısım diğer sayfalardan daha esmerce. Neden? Çünkü bu kısım Kur’an’ın kalbidir. Bu kısım çok okunur, bu kısma çok dokunulur. O nedenle olacak ki, bu kısım başka yerlere nispetle çokça yıpranmıştır. Yasin’i, kitabın kalbini ararken, onun en çok yıpranmış yerine bak. Derhal bulursun”.

Eh, kendi çapımda biliyorum. Kalp, bir şeyin en yıpranmış yeridir.

Ve biliyorum kalp yıprandığı kadar kıymetlidir. Öyle ya, dokunulmaktan yıpranmasa, bakıldığında görülebilir miydi?