KUTADGU BİLİG ULUSLARARASI SEMPOZYUMU

Türkiye siyasî ve fikrî çerçevede çoktandır bir dört yol ağzına gelmiş vaziyettedir. Bu noktada gelinen güzergâhla gidilen istikameti yeni baştan değerlendirmek, Türk zihniyet dünyasını ve hayat felsefesini tazelemek kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Tarihte olduğu gibi bugün de yol haritamız bellidir: Siyasî irâde, fikrî yükü sırtlanabilecek kimseleri imtiyazlı kılar.

Düşünürler de siyaset vasıtasıyla düşüncelerine uygulama zemini bulurlar. Bir tarafın siyaset yoluyla yaptığını diğer taraf düşünce vasıtasıyla gerçekleştirir. Bu demektir ki siyaset her yönüyle dünyayı tanzim etme sanatı olduğuna göre bir eser ortaya koymak aslında siyaset yapmanın ta kendisidir. Siyasetle düşünce arasındaki irtibatı yeniden kurmak için dönülmesi gereken tecrübeler bütünü, Yûsuf Has Hâcib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig’te saklıdır.

Biliyoruz ki düşünce, ne derecede kemâli yoklarsa yoklasın, ehemmiyetli bir cephesiyle kuruluş döneminin bir ürünüdür. Türk düşüncesi Türkistan havzasında filizlendiğine göre bakılması gereken ufuk, tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak derecede ortadadır.

Teşekkül eden birikim eşliğinde yol alan Yûsuf Has Hâcib yeni bir medeniyetin eşiğine adım attığımız bir dönemde Kutadgu Bilig’i telif eder. Dünya görüşümüzün şâh eseri olan bu klasikte fikrî, hissî ve lisanî çerçevede İslâm öncesi dönemle sonraki dönem arasındaki irtibatı tabiî bir teşekkül hâline koyar. Dört sembol tip etrafında Türk düşüncesinin koordinatlarını verir. 

Mâtürîdî ile Fârâbî’ye yaslanarak bir geleneğin nasıl kurulabileceğini gösterir. Teşekkül devri Türk düşüncesinin kaynaklarını belirginleştirir. Türk düşünce geleneğinin temel perspektifleri olan tasavvuf, kelâm ve felsefe etrafında oluşan birikimi müşahhas hâle getirir. Felsefenin bir dünya görüşü hâline gelmesini sağlar. Şiir yazmayı entelektüel olmakla kayıtlar. Dervişler kadar şâmânları da ciddiye alır. 

Devlet nedir?, siyaset ehli kimdir? sorularının cevabını arar. Hâkimiyet kurmada savaşa verdiği rolü hâkimiyeti pekiştirmede de kalem ve siyasete verir. Adâlet dairesi etrafında siyaset ikliminin standartlarını billurlaştırır. Hükümdârları aşan değerler manzumesine dikkat çeker. Kemâli toplumda arar. Hikmet sahibi hükümdar modelini idealize eder. Fârâbî’nin ideal devlet anlayışına realist bir zeminden hareketle bakmayı dener, ideal devleti, hayal olmaktan çıkarmanın imkânlarını yoklar.

Bütün bunları göz önüne alan İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Kırgızistan Manas Üniversitesi ve Türk Ocağı bir Türkoloji klasiği olan ve fikir hayatımızın çekirdeğini oluşturan Kutadgu Bilig’i merkeze alarak tarihten güç ve kudret devşirmenin imkânlarını yoklamak, geçmişte meydana konulan düşünce birikimini fonksiyonel hâle getirmek, maziye dönerek aktüel gelişmelere ışık tutmak, siyasetle fikriyat arasındaki ilişkiyi yeni baştan tesis etmek, Türkistan’ın Anadolu’ya Anadolu’nun Türkistan’a yapabileceği katkılara imkânlar hazırlamak ve Türk düşüncesini kaynaklarına yeni baştan götürmenin yollarını oluşturmak amacıyla İstanbul (18-20 Kasım 2016) ve Kırgızistan’da (12-14 Aralık 2016) olmak üzere bir sempozyum düzenlemeye karar vermiştir.