DÖRDÜNCÜ ULUSLARARASI İBN HALDUN SEMPOZYUMU

Günümüzde bir medeniyetin kendini diğer medeniyetlerin etkisinden yalıtarak yaşaması mümkün değil. Aksine insanlık duvarları olmayan, iç içe geçmiş “açık medeniyet” durumu içinde yaşıyor. Her medeniyet diğer medeniyetlerle zorunlu ya da gönüllü etkileşimlerin tarafı durumuna gelmiş bulunuyor. Devletler de birbirleri ile yüksek bir bağımlılık ilişkisi içerisinde.
“Farklı” kültür ve medeniyetlerin, devletlerin, toplumsal grupların ve fertler arası ilişkilerin giderek yoğunlaşan bu “karşılaşma” hali, hızla medeniyetlerin iç içe girmesine yol açıyor. Bu durum, hız ve hareketliliğin ölçeği göz önüne alındığında tarihteki benzerlerinden farklıdır. Bu ortam, “çok medeniyetli toplum” veya “açık medeniyet” diyebileceğimiz yeni bir hayat zemini sunuyor. Çünkü farklı medeniyetlerden insanlar artık farklı coğrafyalarda yaşamıyor, aynı mekanı paylaşıyor. Şehirler giderek daha kozmopolit hale geliyor. Çok farklı din, medeniyet ve kültür havzalarından insanlar aynı ülkede, sistemde, kurumda ve mahallede bir arada yaşıyor. Üstelik gittikçe artan bu bir arada yaşama hali, eğitim, ekonomi ve siyaset başta olmak üzere hayatın tüm alanlarına yansıyor. Bu durum “karşılaşmaları, farklılıkları ve belirsizlikleri” de beraberinde getiriyor.

Birbiriyle karışan ve karşılaşan farklı medeniyetlere mensup insanlar arasındaki ilişkilerin bu “açık medeniyet durumu” içinde nasıl düzenleneceği sorusu kaçınılmaz oluyor. Böylesi “karşılaşma ve belirsizlikler” bir yandan yeni imkanlar barındırırken diğer yandan muhtelif çatışmaların da zemini olabiliyor. Diyebiliriz ki, bütün medeniyetlerin ve ülkelerin karşı karşıya bulunduğu en önemli mesele, bu belirsizlikleri ve farklılıkları doğru okuyabilmek, sunduğu imkanları fiiliyata geçirebilmek, ve muhtemel çatışmaları önleyebilmek, kısacası bu çoğulluğu doğru yönetebilmektir.

Ölçek, hız ve hareketlilik bakımından yeni bir durumla karşı karşıya olmamıza rağmen faklı kültür ve medeniyetlerin iç içe yaşaması ve yönetilmesi olgusu yepyeni bir durum değildir. Belirsizlik ve farklılıkların ortaya çıkaracağı imkanlardan istifade etmek ve tehditlerle başa çıkmak için insanlığın kadim bilgi birikimlerinden yararlanmak önemlidir. Bu bağlamda İbn Haldun’un dikkate alınması gereken en önemli düşünürlerden biri olduğunda kuşku yoktur. “Karşılaşma, Farklılık ve Belirsizlik” kavramları çerçevesinde, İbn Haldun’un yaklaşımından yararlanmayı ve onun geliştirdiği kuram, kavram ve yöntemleri kullanarak yaşadığımız gerçekliği anlama ve açıklamaya katkı sunmayı hedefleyen bu sempozyumda, farklı tecrübelerin buluşturulması amaçlanmaktadır. Dördüncüsü İbn Haldun Üniversitesi tarafından düzenlenen Uluslararası İbn Haldun Sempozyumu’nun ana teması Açık Medeniyet: Karşılaşmalar, Farklılıklar ve Belirsizlikler olacaktır.

Sempozyum Konuları


Son iki asırdır İbn Haldun’un Mukaddime’sinin önemine ve insanlık düşünce tarihindeki yerine, gerek İslam gerekse Batı dünyasında çekilen dikkatin yeterli ve sınırlarına ulaşmış olduğunu varsayıyoruz. Bununla birlikte İbn Haldun’un düşüncesinin halen canlı olan ve bu güne hitap eden yönleri üzerinde ise yeterince çalışılmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu sempozyum serisinde İbn Haldun’un düşüncelerinin günümüz dünyasına yansımalarını ve modelinin uygulamalı analizini merkeze alan çalışmaları teşvik etmekteyiz. Bu çerçevede, İbn Halduncu yaklaşım ile aşağıdaki yönlendirici konular başta olmak üzere sempozyumumuz Türkçe, İngilizce ve Arapça akademik katkılara açıktır.

Sosyal ve beşeri ilimlerde yöntem

Analiz birimi, analiz seviyesi
Tarih yazımı
Avrupa-merkezcilik ve Şarkiyatçılık

Bilgi, bilim, ve eğitim

Yeni ilm-i kelam, içtihat, tefsir ve anlama yöntemleri
“Açık medeniyet” dünyasında bireyin eğitimi

Toplum ve kültür

Kültürel çoğulculuk
Kimlik ve asabiyet
Göç, iltica gibi insan hareketlilikleri
Sosyal medya ve kolektif eylem grupları

Siyasal meseleler

Adalet, hukuk ve meşruiyet,
Ahlak-siyaset ilişkisi
Anayasa, siyasal rejimler, demokrasi, seçimler
Vatandaşlık, aidiyet ve asabiyet

Uluslararası ilişkiler

Büyük güçler siyaseti ve dönüşümü
İnsan hareketlilikleri
Küresel yönetişim
Mezhep gerilimleri ve politikaları

Şehircilik politikaları

Ekonomi-politik meseleler
Kaynak ve gelir dağılımında artan eşitsizlikler ve adaletsizlikler
Sosyal politika meseleleri

İşletme yönetimi

Aile şirketleri


Takvim

6 Mart 2017
Özetlerin ulaştırılması için son gün.

13 Mart 2017
Kabul edilen başvuruların bildirilmesi.

8 Mayıs 2017
Tebliğ metinlerinin ulaştırılması için son gün.

19-20-21 Mayıs 2017
Sempozyum